verb

realising

farkına varmak, anlamak, gerçekleştirmek, başarmak

She is slowly realising the truth.

Yavaş yavaş gerçeğin farkına varıyor.

He is good at realising his dreams.

Hayallerini gerçekleştirmekte iyidir.

((that-yan tümcesi)) (... olduğunu) fark etmek. He is realising that he made a mistake.

((sth.)) (bir şeyi) gerçekleştirmek. She is good at realising her ambitions.

Eş anlamlılar: anlamak, kavramak, başarmak, gerçekleştirmek

'real' (gerçek) + '-ise' (fiil yapım eki). Bir şeyi zihinde (anlamak) veya dünyada (başarmak) 'gerçek kılmak' anlamına gelir.

Kafanızda 'gerçek kılmak' (anlamak) veya gerçekte 'gerçek kılmak' (başarmak) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.