noun

reality

gerçeklik, hakikat, realite

We must face the reality of the situation.

Durumun gerçekliğiyle yüzleşmeliyiz.

His dream finally became a reality.

Hayali sonunda gerçeğe dönüştü.

The harsh realities of war are hard to accept.

Savaşın acı gerçeklerini kabullenmek zor.

the reality of ((sth.)) ((bir şeyin)) gerçekliği The reality of the situation is complex.

in reality gerçekte In reality, things are very different.

become a reality gerçeğe dönüşmek Her dream became a reality.

Eş anlamlılar: actuality, truth, fact; Zıt anlamlılar: fantasy, fiction, illusion

Geç Latince 'realitas' kelimesinden, o da 'realis' ('gerçek') kelimesinden gelir. '-ity' eki soyut isimler yapar.

'real' + '-ity' olarak düşünün. 'Gerçek' olma durumu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.