verb

attain

ulaşmak, elde etmek, başarmak

She hopes to attain her goal of becoming a doctor.

Doktor olma hedefine ulaşmayı umuyor.

He worked hard to attain a high position in the company.

Şirkette yüksek bir pozisyona ulaşmak için çok çalıştı.

((bir şeyi)) (bir şeye) ulaşmak Hedefine ulaşmayı umuyor.

Eş anlamlılar: achieve, reach, accomplish; Zıt anlamlılar: fail, lose

Eski Fransızca 'ateindre' kelimesinden, Latince 'attingere' (ad- '-e' + tangere 'dokunmak') kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dokunmak'.

'at-tain' kelimesini, uzanarak bir şeyi 'elde etmek' (gain) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.