noun

reason

neden, sebep, akıl, mantık

What is the reason for your decision?

Kararınızın sebebi nedir?

He has lost his reason.

Aklını yitirdi.

There is no reason to panic.

Panik yapmak için bir neden yok.

((sth.))'nin nedeni (...nın) nedeni What is the reason for the delay?

((clause)) nedeni (...nın) nedeni The reason why he left is a mystery.

Eş anlamlılar: cause (sebep), grounds (gerekçe), motive (güdü); Zıt anlamlılar: irrationality (mantıksızlık)

Eski Fransızca 'raison' kelimesinden, o da Latince 'hesaplama, anlama, güdü' anlamına gelen 'rationem' kelimesinden gelmektedir.

'Reason' (neden), bir eylemin veya inancın arkasındaki 'neden'dir. 'Sebebi ne?' diye sormayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.