adjective

reasonable

makul, mantıklı, uygun fiyatlı

The price is quite reasonable.

Fiyat oldukça makul.

She made a reasonable argument.

Makul bir argüman sundu.

He is a reasonable person to deal with.

Anlaşması makul bir insan.

makul bir ((noun)) makul bir (...) That's a reasonable price.

((do sth.)) yapmak makuldür (... yapmak) makuldür It is reasonable to ask for more time.

Eş anlamlılar: fair (adil), sensible (mantıklı), logical (mantıksal); Zıt anlamlılar: unreasonable (mantıksız), irrational (akıl dışı)

'reason' (akıl, mantık) + '-able' (yapılabilir) ekinden. Yani 'akla yatkın' veya 'akla dayalı'.

Bir şeyin iyi bir 'nedeni' (reason) varsa, o 'makul'dür (reasonable). Kelimeler doğrudan bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.