verb

reassure

güvence vermek, içini rahatlatmak

He reassured me that everything was fine.

Her şeyin yolunda olduğuna dair bana güvence verdi.

I tried to reassure her about the test.

Onu test hakkında rahatlatmaya çalıştım.

((birine)) ((...olduğuna dair)) güvence vermek Her şeyin yolunda olduğuna dair bana güvence verdi.

((birini)) ((...hakkında)) rahatlatmak Onu test hakkında rahatlatmaya çalıştım.

Eş anlamlılar: comfort, soothe, encourage; Zıt anlamlılar: worry, alarm, frighten

're-' (tekrar) öneki ve 'assure' (temin etmek) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'tekrar temin etmek'.

Birisi endişelendiğinde, onu 're-assure' edersiniz – ona her şeyin yoluna gireceğini tekrar temin edersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.