adjective

reciprocal

karşılıklı, mütekabil

They have a reciprocal agreement to share information.

Bilgi paylaşımı için karşılıklı bir anlaşmaları var.

Their feelings for each other were reciprocal.

Birbirlerine karşı hisleri karşılıklıydı.

reciprocal ((noun)) karşılıklı. Karşılıklı bir ticaret anlaşmaları var.

Eş anlamlılar: karşılıklı, ortak; Zıt anlamlılar: tek taraflı, unilateral

Latince 'aynı yoldan geri dönen' anlamına gelen 'reciprocus' kelimesinden gelir; 're-' (geri) ve 'pro-' (ileri) kelimelerinin birleşimidir.

İki nokta arasında ileri ('pro-') geri ('re-') giden bir ok hayal edin. Bu eylem karşılıklıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.