adjective

reckless

pervasız, umursamaz, dikkatsiz

He is a reckless driver.

O pervasız bir sürücü.

It was reckless to spend all your money.

Bütün paranı harcamak pervasızlıktı.

reckless ((noun)) pervasız. O pervasız bir sürücü.

it is reckless ((of sb.)) ((to-inf)) birinin bir şey yapması pervasızlıktır. Ona arabanı ödünç vermen pervasızlıktı.

Eş anlamlılar: aceleci, dikkatsiz, umursamaz; Zıt anlamlılar: dikkatli, tedbirli, ihtiyatlı

Eski İngilizce'deki 'recceleas' kelimesinden gelir; 'rece-' (özen, dikkat) + '-leas' (-siz, olmayan) köklerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'dikkatsiz'dir.

'Reckless' (pervasız) olan biri bir araba 'wreck'ine (kazasına) neden olabilir. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.