verb

recognising

tanımak, fark etmek, kabul etmek, takdir etmek

I recognised her from the party.

Onu partiden tanıdım.

The state does not recognise the marriage.

Devlet bu evliliği tanımıyor.

He is recognised as a leading expert.

O, önde gelen bir uzman olarak tanınmaktadır.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) tanımak I recognised her from the party.

((sth.)) (bir şeyi) tanımak/kabul etmek The state does not recognise the marriage.

((sb./sth.)) ((as sth.)) (birini/bir şeyi) (... olarak) tanımak He is recognised as a leading expert.

Eş anlamlılar: identify (teşhis etmek), acknowledge (kabul etmek); Zıt anlamlılar: ignore (görmezden gelmek), overlook (gözden kaçırmak).

Latince `re-` "tekrar" + `cognoscere` "bilmek" kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı "tekrar bilmek"tir.

"re-cognise" kelimesini "tekrar-bilmek" olarak düşünün. Birini görürsünüz ve onu "tekrar bilirsiniz".

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.