adjective

recurrent

tekrarlayan, nükseden, dönemli

He suffers from a recurrent knee injury.

Tekrarlayan bir diz sakatlığından muzdarip.

A recurrent theme in his work is love.

Eserlerinde tekrarlayan bir tema aşktır.

tekrarlayan bir ((isim)) tekrar eden veya periyodik bir (isim) Bu, şehrimizde tekrarlayan bir sorundur.

Eş anlamlılar: tekrarlayan, periyodik; Zıt anlamlılar: tek seferlik, münferit

Latince 're-' (geri, tekrar) + 'currere' (koşmak) kelimelerinden gelir. 'Geri koşan' veya tekrar olan bir şey fikri.

Tekrar geri dönen bir 'akıntı' (current) düşünün. Genellikle 'tekrarlayan hastalık' gibi resmi veya tıbbi bağlamlarda kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.