noun

reed

saz, kamış, bek

The boat moved through the tall reeds.

Tekne uzun sazlıkların arasından ilerledi.

The clarinettist changed the reed on his instrument.

Klarnetçi enstrümanının bekini değiştirdi.

bir saz ((tek bir)) saz Su kenarında tek bir saz büyüyordu.

sazlar ((birden fazla)) saz Nehir kenarı sazlarla kaplıydı.

Synonyms (plant): rush, cane

Eski İngilizce 'hrēod' kelimesinden, Cermen kökenli.

'Read' (okumak) gibi ses çıkarır. Sazlıkların yanında kitap okuduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.