verb

refine

rafine etmek, arıtmak, geliştirmek

Crude oil is refined to produce petrol.

Ham petrol, benzin üretmek için rafine edilir.

We need to refine our strategy.

Stratejimizi geliştirmemiz gerekiyor.

((bir şeyi)) rafine etmek, geliştirmek Stratejimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Eş anlamlılar: improve (geliştirmek), purify (arıtmak), perfect (mükemmelleştirmek)

're-' (tekrar) ve 'fine' (iyi, saf) kelimelerinden, bir süreçle bir şeyi 'daha iyi' veya daha saf hale getirmek anlamına gelir.

Bir mücevheri parlatmak veya yağı arıtmak gibi, bir şeyi tekrar tekrar 'iyi' hale getirip her seferinde geliştirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.