noun

accompaniment

eşlik, garnitür, refakat

He sang with a piano accompaniment.

Piyano eşliğinde şarkı söyledi.

The potatoes are a good accompaniment to the fish.

Patates, balığın yanında iyi bir garnitürdür.

((to sth.)) (bir şeye) eşlik eden şey This sauce is a perfect accompaniment to the chicken.

((with sth.)) (bir şey) ile birlikte He sang the song with a guitar accompaniment.

Eş anlamlılar: vokal (müzik); garnitür (yemek)

'accompany' (eşlik etmek) fiilinden gelir, bu da Eski Fransızca 'acompaignier' (birlikte olmak) kelimesinden, o da 'compagnon' (arkadaş) kelimesinden türemiştir.

Başka bir şeye 'arkadaşlık' (company) eden bir şey olarak düşünün. Piyano şarkıcıya, patates balığa arkadaşlık eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.