adjective

regrettable

üzücü, esef verici, talihsiz

It was a regrettable decision.

Bu üzücü bir karardı.

His comments were highly regrettable.

Yorumları son derece esef vericiydi.

((...)) üzücü It was a regrettable decision.

((that ...)) (... olması) üzücü It is regrettable that he lied.

Eş anlamlılar: unfortunate, deplorable, lamentable; Zıt anlamlılar: fortunate, praiseworthy

'regret' (pişman olmak) + '-able' (-ebilir). Yani 'pişman olunabilir'.

Bir eylem 'regrett-able' ise, daha sonra ondan 'pişman ol-abilir-siniz' (able to regret).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.