verb

reinstate

eski görevine iade etmek, yeniden yürürlüğe koymak, eski durumuna getirmek

The company decided to reinstate the old policy.

Şirket eski politikayı yeniden yürürlüğe koymaya karar verdi.

He was reinstated in his post after the appeal.

Temyizden sonra görevine iade edildi.

((sth.)) (bir şeyi) yeniden yürürlüğe koymak They will reinstate the original rules.

((sb.)) 〈as sth.〉 (birini) (bir şey olarak) görevine iade etmek She was reinstated as director.

Synonyms: restore (eski durumuna getirmek), put back (geri koymak); Antonyms: remove (kaldırmak), dismiss (kovmak)

're-' (tekrar) + 'in-' (içine) + 'state' (durum, pozisyon). Birini veya bir şeyi eski durumuna veya pozisyonuna geri getirmek.

Birini eski 'durumuna' ('state') veya işinin 'içine' ('in') 'tekrar' ('re') koymak gibi düşünün. 'Kralı tahtına yeniden oturtmak'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.