verb

rejuvenate

gençleştirmek, canlandırmak, yenilemek

The spa treatment helped to rejuvenate her.

Spa tedavisi onu gençleştirmeye yardımcı oldu.

They plan to rejuvenate the old city centre.

Eski şehir merkezini canlandırmayı planlıyorlar.

((sth./sb.)) (...yı/i) gençleştirmek, canlandırmak Eski şehir merkezini canlandırmayı planlıyorlar.

Eş anlamlılar: canlandırmak, tazelemek, yenilemek; Zıt anlamlılar: yaşlanmak, yıpranmak

're-' (tekrar) + Latince 'iuvenis' (genç) kelimelerinden. 'Tekrar gençleştirmek' anlamına gelir.

're-' (tekrar) ve 'juvenile' (genç) kelimelerinin birleşerek bir şeyi tekrar gençleştirmek anlamına geldiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.