adjective

relative

göreceli, nispi, akraba

We discussed the relative merits of each plan.

Her planın göreceli yararlarını tartıştık.

He is a distant relative of mine.

O benim uzak bir akrabam.

relative to ((sth.)) ((bir şeye)) göre The firm is small relative to its competitors.

a relative of ((sb.)) ((birinin)) akrabası She is a close relative of mine.

Eş anlamlılar (sıfat): comparative, proportional; Zıt anlamlılar: absolute. Eş anlamlılar (isim): kin, family member; Zıt anlamlılar: stranger.

Latince 'relativus' (atıfta bulunan) kelimesinden, bu da 'referre' (ilişkilendirmek) kelimesinden gelir. 're-' (geri) ve 'ferre' (taşımak) köklerinden oluşur.

'relative' (akraba), 'relate' (ilişkili) olduğunuz kişidir. Bir şeyin önemi, diğer şeylere göre 'relative' (göreceli)dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.