adjective

relaxing

rahatlatıcı, dinlendirici

I had a relaxing bath.

Rahatlatıcı bir banyo yaptım.

Listening to music is very relaxing.

Müzik dinlemek çok rahatlatıcı.

((olmak)) relaxing sakinleştirici bir özelliğe sahip olmak Müzik dinlemek relaxing.

bir relaxing ((isim)) rahatlamaya neden olan bir şeyi tanımlayan Relaxing bir tatil geçirdim.

Synonyms: sakinleştirici, dinlendirici; Antonyms: stresli, sinir bozucu

'Relax' fiilinin şimdiki zaman ortacı. '-ing' eki, rahatlama hissini *yaratan* bir şeyi belirtir.

'Relaxed' nasıl hissettiğinizi tanımlar. 'Relaxing' ise sizi bu şekilde hissettiren şeyi tanımlar. Bir tatil relaxing'dir; tatilden sonra relaxed hissedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.