adjective

relentless

amansız, aralıksız, acımasız

The relentless rain continued for days.

Aralıksız yağmur günlerce devam etti.

She was a relentless campaigner for human rights.

İnsan hakları için amansız bir kampanya yürütücüsüydü.

relentless ((noun)) amansız/aralıksız The relentless pressure at work was too much.

Synonyms: persistent, unceasing, incessant; Antonyms: merciful, lenient, sporadic

're-' (karşıt) ve Latince 'lentus' (esnek, yavaş) kelimelerinden gelir. 'Relent' yumuşamak demektir, dolayısıyla 'relentless' 'yumuşamayan' anlamına gelir.

Asla 'relent' (yumuşamayan) veya pes etmeyen bir şey hayal edin. Durmaksızın ve acımasızca devam eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.