noun

attire

kıyafet, giysi, kılık

The dress code requires formal attire.

Kıyafet kuralı resmi giyim gerektirir.

She was dressed in elegant evening attire.

Zarif bir gece kıyafeti giymişti.

((in sth.)) (belirli bir türde kıyafet) giymiş olmak Zarif bir gece kıyafeti giymişti.

Eş anlamlılar: clothing, dress, garments, apparel

Eski Fransızca 'atirier' (donatmak, düzenlemek) kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'tire' (sıra, düzen) köklerinden gelir.

'Attire', 'atlı' kelimesini çağrıştırabilir; özel bir etkinlik için atlı gibi giyinmek. 'Clothes' kelimesinden daha resmidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.