noun

relief

rahatlama, ferahlama, yardım, nöbet değişimi

It was a great relief to find my keys.

Anahtarlarımı bulmak büyük bir rahatlamaydı.

They sent relief to the disaster area.

Afet bölgesine yardım gönderdiler.

To my relief, the exam was cancelled.

Neyse ki sınav iptal edildi.

The sculpture was carved in high relief.

Heykel yüksek kabartma olarak oyulmuştu.

a sense of relief bir rahatlama hissi Büyük bir rahatlama hissettim.

to sb's relief birinin rahatlamasıyla Benim rahatlamamla, sınav kolaydı.

disaster/famine relief afet/kıtlık yardımı Hayır kurumu afet yardımı sağlar.

Eş anlamlılar: comfort, ease, aid; Zıt anlamlılar: stress, anxiety

Eski Fransızca 'relever' (tekrar kaldırmak) kelimesinden gelir. Fikir, bir sorundan 'kaldırılmak'tır.

Omuzlarınızdan ağır bir yükün 'kaldırıldığını' ('re-lief') hayal edin. Rahatlama hissi budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.