adjective

remedial

telafi edici, düzeltici, iyileştirici

He had to take remedial English classes.

İngilizce telafi dersleri almak zorunda kaldı.

The plan includes remedial action for the environment.

Plan, çevre için iyileştirici eylemler içeriyor.

((remedial)) + ((isim)) bir sorunu düzelten bir şeyi tanımlamak için bir isimden önce kullanılır. He took a remedial maths class.

Synonyms: düzeltici, onarıcı; Antonyms: ileri düzey

Latince 'remedium' (çare) kelimesinden gelir, 're-' (tekrar) + 'mederi' (iyileştirmek) köklerinden oluşur.

Bir sorun için bir 'remedy' (çare) düşünün. 'Remedial action' (iyileştirici eylem) bir çare uygulamak gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.