adjective

reminiscent

andıran, hatırlatan

The smell was reminiscent of my grandmother's kitchen.

Koku, büyükannemin mutfağını andırıyordu.

His style is reminiscent of the great jazz singers.

Tarzı, büyük caz şarkıcılarını hatırlatıyor.

reminiscent ((of sth./sb.)) olmak (bir şeyi/birini) andırmak Koku, büyükannemin mutfağını andırıyordu.

Synonyms: evocative, suggestive

Latince 'reminisci' (hatırlamak) fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili olan 'reminiscens' kelimesinden gelir.

Bir şey geçmişi 'reminiscent' (andıran) ise, sizi 'reminisce' (anmaya) iter.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.