noun

attraction

çekicilik, cazibe, turistik yer

The main attraction is the beautiful beach.

Ana cazibe merkezi güzel plajdır.

I feel a strong attraction to him.

Ona karşı güçlü bir çekim hissediyorum.

The law of attraction is a popular belief.

Çekim yasası popüler bir inançtır.

((bir)) cazibe merkezi ((için sb.)) insanların zevk için ziyaret ettiği bir yer Müze popüler bir cazibe merkezidir.

((bir)) çekim ((karşı sb./sth.)) birini/bir şeyi beğenme duygusu Ona karşı anında bir çekim hissetti.

Synonyms: cazibe, albeni; Antonyms: iticilik, tiksinti

'attract' + eylem bildiren isimler yapan '-ion' ekinden. Asıl anlamı 'kendine doğru çekme eylemi'dir.

Bir lunaparktaki 'atraksiyon' gibi bir turistik 'cazibe merkezini' düşünün. İnsanları kendine 'çeken' bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.