noun

resemblance

benzerlik, benzeyiş

There is a strong resemblance between the two sisters.

İki kız kardeş arasında güçlü bir benzerlik var.

The resemblance to his father is striking.

Babasına olan benzerliği çok çarpıcı.

((a resemblance between sb./sth. and sb./sth.)) (iki şey arasında) bir benzerlik İki kız kardeş arasında güçlü bir benzerlik var.

((a resemblance to sb./sth.)) (birine/bir şeye) bir benzerlik Babasına olan benzerliği çok çarpıcı.

Eş anlamlılar: similarity, likeness, analogy; Zıt anlamlılar: difference, dissimilarity

Eski Fransızca 'resembler' (benzemek) kelimesinden, 're-' + 'sembler' (görünmek).

Birine veya bir şeye 'benzeme' (resembling) durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.