noun

resentment

gücenme, içerleme, hınç

She felt a deep resentment towards him.

Ona karşı derin bir gücenme hissetti.

There is a growing resentment of the new rules.

Yeni kurallara karşı büyüyen bir gücenme var.

((gücenme)) ((sb. -e karşı)) birine karşı gücenme Ona karşı derin bir gücenme hissetti.

((gücenme)) ((sth. -e karşı)) bir şeye karşı gücenme Yeni kurallara karşı büyüyen bir gücenme var.

Eş anlamlılar: bitterness, indignation, anger, grudge; Zıt anlamlılar: contentment, goodwill

'Resent' fiili ve isim yapan '-ment' ekinden oluşur. 'Resent', Eski Fransızca 'ressentir' (güçlü hissetmek) kelimesinden gelir.

Bir şeye 'resent' (gücendiğinizde) hissettiğiniz duygudur. '-ment' eki fiili isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.