noun

reservation

rezervasyon, çekince, şüphe, koruma alanı

I have a dinner reservation for two.

İki kişilik bir akşam yemeği rezervasyonum var.

He accepted the plan without reservation.

Planı çekincesiz kabul etti.

The tribe lives on a reservation.

Kabile bir koruma alanında yaşıyor.

((bir rezervasyon)) ((için sth.)) bir şey için rezervasyon I have a reservation for a table.

((çekinceler)) ((hakkında sth.)) bir şey hakkında şüpheler She has reservations about the new policy.

Eş anlamlılar: booking, appointment; doubt, hesitation

Latince 'reservare' (geride tutmak) kelimesinden gelir, 're-' (geri) + 'servare' (korumak).

Bir masa 'ayırtmayı' düşünün, ama aynı zamanda yargınızı 'saklı tutmayı' (şüphe duymayı) da düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.