verb

accompany

eşlik etmek, refakat etmek

I will accompany you to the station.

Sana istasyona kadar eşlik edeceğim.

The singer was accompanied on the piano.

Şarkıcıya piyanoda eşlik edildi.

The storm was accompanied by strong winds.

Fırtınaya şiddetli rüzgarlar eşlik etti.

((birine/bir şeye)) (birine/bir şeye) eşlik etmek Sana istasyona kadar eşlik edeceğim.

((bir şey)) ile birlikte olmak (bir şeyin) eşlik etmesi Fırtınaya şiddetli rüzgarlar eşlik etti.

Eş anlamlılar: go with, escort, attend; Zıt anlamlılar: abandon, leave

Eski Fransızca 'acompaignier' kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'compaignon' (arkadaş). Kelimenin tam anlamıyla 'birine arkadaş olmak'.

'a company' (bir şirket/arkadaşlık) düşünün – birine arkadaşlık ediyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.