adjective

residual

artık, bakiye, kalan

There is some residual smoke in the air.

Havada biraz artık duman var.

He still feels some residual anger.

Hâlâ biraz artık öfke hissediyor.

((isim)) bir ismi tanımlar He feels some residual anger.

Eş anlamlılar: kalan, arta kalan, süregelen; Zıt anlamlılar: temel, birincil

Latince 'residuum' (kalıntı), 'residere' (geride kalmak) kelimesinden gelir.

Geride kalan şey olan 'residue' (kalıntı) ismini düşünün. 'Residual' onun sıfat halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.