adjective

resilient

dirençli, esnek, dayanıklı

She is a very resilient person.

O çok dirençli bir insan.

This material is very resilient.

Bu malzeme çok esnek.

dirençli olmak çabuk toparlanabilmek O çok dirençli bir insan.

bir şeye karşı dirençli olmak bir şeye dayanabilmek veya ondan kurtulabilmek Şirket ekonomik krize karşı dirençliydi.

Synonyms: sert, güçlü, esnek. Antonyms: kırılgan, savunmasız

Latince 'resilire' (geri sıçramak) kelimesinden, 're-' (geri) + 'salire' (sıçramak, zıplamak). Fikir, zorluktan 'geri sıçramak'tır.

Gerildikten sonra 'dirençli' bir şekilde orijinal şekline geri dönen bir lastik bant hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.