noun

resistance

direniş, direnç, mukavemet

The army met with strong resistance.

Ordu güçlü bir direnişle karşılaştı.

He has a low resistance to infection.

Enfeksiyona karşı direnci düşük.

The wire has a high electrical resistance.

Telin yüksek bir elektrik direnci var.

((bir şeye)) karşı direniş resistance to ((sth.)) Yeni plana karşı bir direniş var.

Eş anlamlılar: opposition, defiance; Zıt anlamlılar: submission, compliance

Latince 'resistere' (karşı durmak) kelimesinden gelir. 're-' (geri) + 'sistere' (durmak) köklerinden oluşur, bir şeye karşı durma fikrini taşır.

're-sist' kelimesini bir şeye karşı 'tekrar ayakta durmak' olarak düşünün. Bu, 'direniş'in temel anlamıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.