noun

resource

kaynak, imkan, çare

The country has rich natural resources.

Ülkenin zengin doğal kaynakları var.

The library is a great resource for students.

Kütüphane öğrenciler için harika bir kaynaktır.

He showed great resource in a difficult situation.

Zor bir durumda büyük bir beceriklilik gösterdi.

((bir şey)) kaynak Ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.

((biri)) için bir kaynak (biri) için bir bilgi kaynağı İnternet öğrenciler için faydalı bir kaynaktır.

Eş anlamlılar: varlık, kaynak, imkan; Zıt anlamlılar: yükümlülük, engel

Eski Fransızca 'resourdre' (yeniden yükselmek) kelimesinden. 're-' (tekrar) öneki + 'sourdre' (fışkırmak).

Tekrar ('re-') kullanabileceğiniz bir kaynak ('source') düşünün. Bir 're-source'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.