noun

resources

kaynaklar, imkanlar, varlıklar, sermaye

The country is rich in natural resources.

Ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.

We need more financial resources for this project.

Bu proje için daha fazla mali kaynağa ihtiyacımız var.

She has great inner resources of courage.

Onun büyük bir iç cesaret kaynağı var.

((için / yapmak için)) (bir şey için / yapmak için) kaynaklar We need more financial resources for this project.

Eş anlamlılar: assets (varlıklar), supplies (malzemeler), means (imkanlar), funds (fonlar)

Eski Fransızca 'resourdre' (yeniden yükselmek) kelimesinden, Latince 're-' (tekrar) + 'surgere' (yükselmek) kökünden gelir. Tekrar başvurulabilecek bir kaynak fikri.

're-' (tekrar) gidebileceğiniz bir 'source' (kaynak) olarak düşünün. Kaynaklar, tekrar kullanabileceğiniz kaynaklardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.