noun

audacity

cüret, cesaret, küstahlık

He had the audacity to ask for a pay rise.

Maaş zammı isteme cüretini gösterdi.

Her audacity on the battlefield was legendary.

Savaş alanındaki cesareti efsaneydi.

((to-inf)) bir şeyi yapma cüretini göstermek Maaş zammı isteme cüretini gösterdi.

Eş anlamlılar: cüret, cesaret, küstahlık; Zıt anlamlılar: çekingenlik, korkaklık

Latince 'audax' (cüretkar) kelimesinden gelir. '-ity' eki bir nitelik belirten bir isim oluşturur.

'Audacious' (cüretkar) birini düşünün. 'Audacity' onların sahip olduğu niteliktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.