adjective

restless

huzursuz, yerinde duramayan, tedirgin

He had a restless night's sleep.

Huzursuz bir gece geçirdi.

The children are getting restless.

Çocuklar huzursuzlanmaya başlıyor.

restless bir ((isim)) huzursuz, rahatsız He had a restless night's sleep.

huzursuz olmak/hissetmek/olmaya başlamak yerinde duramaz hale gelmek The children are getting restless.

Eş anlamlılar: kıpır kıpır, tedirgin, rahatsız; Zıt anlamlılar: sakin, huzurlu

'Rest' (dinlenme) + '-less' (-siz). Kelimenin tam anlamıyla 'dinlenmesiz'.

'Rest-less' olan biri dinlenemez.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.