restraint
Çeviri
itidal, ölçülülük, kısıtlama, zapt
Örnekler
He showed great restraint in the meeting.
Toplantıda büyük bir itidal gösterdi.
The police used restraints to hold him.
Polis onu tutmak için kelepçe kullandı.
They called for restraint on government spending.
Hükümet harcamalarında kısıtlama çağrısında bulundular.
Dilbilgisi Kalıpları
((uncountable)) itidal. He showed great restraint.
((countable)) kısıtlama aracı. The police used restraints.
bir kısıtlama ((on sth.)) (bir şey üzerinde) bir kısıtlama. harcamalar üzerinde bir kısıtlama
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'restrain' fiilinin isim hali, Latince 're-' (geri) + 'stringere' (sıkıca çekmek) kelimelerinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Zaptetme eylemi' olarak düşünün. İçsel (özdenetim) veya dışsal (fiziksel bir kısıtlama) olabilir.