verb

resurrect

diriltmek, yeniden canlandırmak, yeniden gündeme getirmek

They tried to resurrect the old tradition.

Eski geleneği yeniden canlandırmaya çalıştılar.

The film resurrects a forgotten actor's career.

Film, unutulmuş bir aktörün kariyerini yeniden canlandırıyor.

((bir şeyi)) yeniden canlandırmak. They tried to resurrect the old tradition.

Eş anlamlılar: revive (canlandırmak), restore (onarmak), rejuvenate (gençleştirmek); Zıt anlamlılar: destroy (yok etmek), kill (öldürmek)

Latince 're-' (yeniden) + 'surgere' (yükselmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yeniden yükselmek'.

're-' (yeniden) ve 'erect' (inşa etmek) kelimelerini düşünün. Bir şeyi yeniden inşa etmek veya hayata döndürmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.