verb

reveal

ortaya çıkarmak, açığa vurmak, ifşa etmek

He would not reveal his secret.

Sırrını açıklamak istemedi.

The curtain rose to reveal a beautiful stage.

Perde, güzel bir sahneyi ortaya çıkarmak için kalktı.

The tests revealed that he was ill.

Testler onun hasta olduğunu ortaya çıkardı.

((sth.)) (...ı) ortaya çıkarmak He revealed his true intentions.

((sth.)) ((to sb.)) (...a) (...ı) açıklamak She revealed the secret to her friend.

((that ...)) (...dığını) ortaya çıkarmak The study revealed that smoking is harmful.

Eş anlamlılar: ifşa etmek, göstermek, ortaya çıkarmak; Zıt anlamlılar: gizlemek, saklamak

Latince 'revelare' kelimesinden gelir, 're-' (tersi) + 'velare' (örtmek). Kelimenin tam anlamıyla 'örtüyü kaldırmak'.

Altında ne olduğunu göstermek için bir örtüyü (veil) kaldırdığınızı hayal edin. 'Re-veil', 'reveal' gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.