adjective

revealed

ortaya çıkarılmış, ifşa edilmiş

The revealed truth was shocking to everyone.

Ortaya çıkan gerçek herkes için şok ediciydi.

The newly revealed documents are important.

Yeni ortaya çıkarılan belgeler önemli.

((isim)) ortaya çıkarılmış (isim) The revealed information was sensitive.

Eş anlamlılar: ifşa edilmiş, ortaya çıkarılmış, açığa çıkarılmış; Zıt anlamlılar: gizli, saklı

'to reveal' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve bilinir hale getirilen bir şeyi tanımlamak için sıfat olarak kullanılır.

Bunu 'ortaya çıkarma' eyleminin bir sonucu olarak düşünün. Gizli olan bir şey artık 'ortaya çıkarılmıştır' (revealed).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.