adjective

revealing

açığa vuran, anlamlı, dekolte

Her dress was very revealing.

Elbisesi çok dekolteydi.

It was a revealing documentary.

Açığa vuran bir belgeseldi.

His comment was very revealing.

Yorumu çok anlamlıydı.

((revealing)) + isim bir ismi tanımlar. It was a revealing statement.

to be + ((revealing)) yüklem sıfatı olarak kullanılır. Her expression was revealing.

Synonyms: telling, suggestive, informative; Antonyms: concealing, discreet

'Reveal' (ortaya çıkarmak) fiilinden gelir, Latince 'revelare' (örtüsünü kaldırmak) kelimesinden, 're-' (geri) + 'velum' (örtü). Yani 'örtüyü geri çekmek'.

Bir sihirbazın perdeyi çekerek bir sırrı 'açığa çıkardığını' (revealing) hayal edin. Bu eylem 'revealing'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.