verb

revel

sefahat sürmek, cümbüş yapmak, çok zevk almak

They were revelling in their victory.

Zaferlerinin tadını çıkarıyorlardı.

The students were revelling all night.

Öğrenciler bütün gece eğlendi.

((in sth.)) (bir şeyin) keyfini çıkarmak Başarılarının keyfini çıkarıyorlardı.

canlı ve gürültülü şenliklere katılmak Şafağa kadar eğlendiler.

Eş anlamlılar: celebrate, carouse, enjoy

Eski Fransızca'da 'isyan etmek, düzensiz olmak' anlamına gelen 'reveler' kelimesinden gelir.

Sessizliğe karşı gürültülü bir parti vererek 'sefahat süren' bir 'asi' (rebel) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.