noun

auditor

denetçi, murakıp, dinleyici

The auditor checked the company's financial records.

Denetçi şirketin mali kayıtlarını kontrol etti.

He was an auditor in the philosophy lecture.

Felsefe dersinde dinleyiciydi.

((bir denetçi)) resmi olarak hesapları inceleyen kişi The company hired an external auditor.

Eş anlamlılar: examiner, inspector, listener

Latince 'duymak' anlamına gelen 'audire'den, 'duyan kişi' anlamına gelen 'auditor' kelimesinden gelir.

Bir 'auditor' (denetçi), bir şirketin hesaplarını 'duyan' veya dinleyen kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.