verb

reverberate

yankılanmak, çınlamak, yankı uyandırmak

The sound reverberated around the empty hall.

Ses boş salonda yankılandı.

The decision will reverberate through the whole company.

Bu karar tüm şirkette yankı uyandıracak.

((sth.)) ((in/around/through sth.)) (...-de/da) yankılanmak The sound reverberated around the empty hall.

Eş anlamlılar: echo, resound, resonate

Latince 're-' (geri) + 'verberare' (vurmak, dövmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'geri vurmak'tır.

Bir yankı gibi, 'tekrar eden' ('re-') ve ileri geri 'vuran' ('verber-') bir 'titreşim' (vibration) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.