noun

rib

kaburga

He broke a rib in the accident.

Kazada bir kaburgasını kırdı.

We had ribs for dinner last night.

Dün akşam yemeğinde kaburga yedik.

The umbrella has a broken rib.

Şemsiyenin teli kırık.

((bir)) kaburga göğüsteki bir kemik He broke a rib.

((birkaç)) kaburga bir et yemeği We ate ribs for dinner.

Eş anlamlılar: bone (kemik), sparerib (yedek kaburga).

Proto-Cermence *ribją kelimesinden gelir.

Bir 'kaburga' organlarınızı korur, tıpkı bir şemsiyenin 'tellerinin' sizi yağmurdan koruduğu gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.