noun

ridge

dağ sırtı, bayır, çıkıntı, karık

We walked along the mountain ridge.

Dağ sırtı boyunca yürüdük.

The plough left ridges in the field.

Saban tarlada karıklar bıraktı.

A ridge of high pressure is expected.

Bir yüksek basınç sırtı bekleniyor.

((a/the)) ridge ((of sth.)) (bir şeyin) sırtı/çıkıntısı We followed the ridge of the hill.

Eş anlamlılar: crest, spine, edge

Eski İngilizce'de 'sırt' veya 'omurga' anlamına gelen 'hrycg' kelimesinden türemiştir.

Bir dağın sırtını, bir hayvanın sırtındaki omurga gibi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.