verb

ring

çalmak, telefon etmek, çınlamak

The doorbell is ringing.

Kapı zili çalıyor.

I will ring you later.

Seni sonra arayacağım.

His ears were ringing after the concert.

Konserden sonra kulakları çınlıyordu.

(no object) çalmak The phone is ringing.

((sb.)) (birini) aramak I'll ring you tomorrow.

Eş anlamlılar: (ses) çınlamak; (telefon) aramak, telefon etmek

Eski İngilizce'deki 'hringan' (ses çıkarmak, çalmak) kelimesinden gelir.

Düzensiz fiil çekimlerini unutmayın: ring, rang, rung.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.