noun

ripple

dalgacık, hafif dalga

A stone thrown in the pond created ripples.

Gölete atılan bir taş dalgacıklar oluşturdu.

The news sent a ripple of excitement through the crowd.

Haber, kalabalıkta bir heyecan dalgası yarattı.

a ripple of ((sth.)) bir ... dalgası Odaya bir kahkaha dalgası yayıldı.

to create ripples dalgacıklar oluşturmak Tekne gölde dalgacıklar oluşturdu.

Eş anlamlılar: wave, undulation, wavelet

Kökeni belirsizdir, muhtemelen yansıma bir kelimedir. Yüzeydeki bir bozulma anlamında 'rip' (yırtmak) fiiliyle ilişkili olabilir.

Sudaki küçük bir bozulmanın çıkardığı sesi, yüzeydeki bir 'yırtık' (rip) gibi düşünün, bu da bir dalgacık (ripple) yaratır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.