verb

rivalled

rekabet etti, yarıştı

His skill was rivalled only by his master.

Yeteneğine sadece ustası rakip olabildi.

They rivalled each other for the top prize.

Büyük ödül için birbirleriyle rekabet ettiler.

((-ile)) rekabet etmek ((-için)) His performance rivalled the world's best.

Eş anlamlılar: competed with, matched, equalled

'to rival' fiilinin geçmiş zaman ve ortaç hali, Latince 'rivalis'ten (aynı dereyi kullanan) gelir.

Bu, geçmişte 'rakip' olma eylemini tanımlar. Aynı 'nehir' için yarışmış olmayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.