adjective

robust

sağlam, gürbüz, güçlü

He is a robust and healthy man.

O, gürbüz ve sağlıklı bir adam.

The company needs a robust financial plan.

Şirketin sağlam bir mali plana ihtiyacı var.

This table is made of robust oak.

Bu masa sağlam meşeden yapılmış.

robust bir ((şey)) sağlam bir (şey) Bu, sağlam bir ekipman parçasıdır.

((biri/bir şey)) robust (biri/bir şey) sağlam Tasarım çok sağlam.

Eş anlamlılar: güçlü, sağlam, dinç; Zıt anlamlılar: zayıf, kırılgan, cılız

Latince 'meşeden, sert, güçlü' anlamına gelen 'robustus' kelimesinden, bu da 'meşe, güç' anlamına gelen 'robur'dan türemiştir.

Güçlü bir meşe ağacı ('robur' Latince) hayal edin – sağlamdır ve fırtınalara dayanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.