noun

rock

kaya, taş, rock müzik, sağlam kişi

He threw a rock into the lake.

Gölün içine bir taş attı.

I love listening to 80s rock music.

80'lerin rock müziğini dinlemeyi seviyorum.

Her mother is her rock.

Annesi onun direğidir.

((a/the)) rock bir kaya, bir taş He sat on a large rock.

rock music rock müzik Do you like rock music?

((sb.)) is a rock (biri) sağlam bir direktir My father was my rock.

Synonyms: stone, boulder, pebble; Turkish: taş, kaya

Eski İngilizce'de 'kaya' veya 'taş' anlamına gelen 'rocc' kelimesinden gelir.

Büyük bir kayanın (rock) üzerinde çalan bir rock grubunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.